Anadili Yaralarına Kitaplar

“Anadilde Eğitim ve Azınlık Hakları” adlı kitap, halkların tarih ve kültürleri konusunda çalışmalarıyla tanınan yazarlar Ali İhsan Aksamaz, Şükrü Güvenç, Kemal Kök, Eyüp Demir ve Turabi Saltık tarafından kaleme alınmış yazılardan oluşuyor.

Kitap, halkların tarih ve kültürlerini sahiplenirken talep ve ihtiyaçlarının neler olduğunu tartışmaya açıyor ve çözüm olarak özünde bütün emekçi halkların siyasal-sosyal kurtuluş mücadelesini gösteriyor. Kitap, konuların bilimsel yönünü de gündeme taşımaktan geri durmuyor.

Kitabın arka kapağında ise şu bilgiler yer alıyor:

“Anadilde eğitim, azınlık hakları, kültürel haklar gibi konular ‘ulusal sorun’ çerçevesinde tartışılırken, etnisite ve ‘kültürel haklar’ sorunsalı öne çıkarılmaktadır. Oysa konunun tartışılması ve çözüm yöntemi üretilmesi siyasidir. Özgür ve demokratik bir ortamda tartışılmayan bu önemli konu, bir yandan gerici, tutucu ve tepkici kesimin kuşatmasında özünden saptırılırken, diğer yandan konuyu sloganik söyleme indirgeyen kesimlerde çıkmaktadır.”

Anadil konusunda siyasi boyut ön planda

Süleyman S. Terzioğlu da anadil meselesini kitabına konu eden bir başka yazar. “Uluslararası Hukukta Azınlıklar ve Anadilde Eğitim Hakkı” isimli kitabında dünyada ve ülkemizde azınlık hakları sorununun her zaman güncelliğini koruduğu ve korumaya devam edeceğinden bahsediliyor.

Kitapta, Türkiye’de konuyla ilgili tartışmalarda siyasi boyutun ön plana çıktığı ancak hukuki boyutun göz ardı edildiği vurgulanıyor. Hukuki tespitlerde bulunmak suretiyle siyasi tartışmaların daha sağlıklı bir zeminde yapılmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanan kitabın tanıtım yazısında şu ifadelere yer veriliyor:

“Hukukî bilgi eksikliğinden kaynaklanan tartışmalar sağlıklı sonuçlar vermemekte, sadece polemik meydana getirmektedir. Bu açıdan dilsel hakların önemli bir bölümünü oluşturan ana dilde eğitim hakkını incelemenin bu alanda bir katkı sağlayacağını düşündük. Son olarak ise her zaman ihmal ettiğimiz dış Türklerin ana dilde eğitim haklarına dikkat çekmeyi amaçladık.”

Kitap beş ana bölümden oluşuyor. Bölüm başlıkları, “Uluslararası Hukukta Azınlık Kavramı ve Azınlıkların Uluslararası Alanda Korunmasının Tarihî Gelişimi”, “Uluslararası Hukukta ve Türk Hukukunda Eğitim Hakkı ve Kapsamı”, “Bir Dilsel Hak Olarak Ana Dilde Eğitim Hakkı”, “Türkiye’deki Azınlıkların Ana Dillerinde Eğitim Hakkı ve Türkiye Dışındaki Türklerin Ana Dillerinde Eğitim Hakları”.

Çok Dilli Eğitim Anlayışı Geliştirilmeli

“Dil Yarası” ise Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’ne ait bir çalışmaÇalışmada eğitimde Kürtçenin kullanılmamasının yarattığı siyasal, toplumsal, ekonomik, psikolojik, eğitsel ve dilsel tahribatları ortaya konulurken diğer yandan bu tahribatları ortadan kaldırmaya yönelik tedbirlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak amaçlanıyor.

“Dil Yarası”, Türkiye’nin sorunlu siyasal mirasına işaret ederken, bu mirasın yaratmaya devam ettiği sorunları tespit etmiş ve sahada elde ettiği bulguları kuramsal analizler ve farklı ülkelerin deneyimleriyle birlikte ele alıp kısa ve orta vadede hayata geçirilebilecek çözüm önerileri sunmuş olan bir eser olarak tanımlanıyor.

Kitap tanıtımında ise “Dil Yarası, bugün devam etmekte olan anadilinde eğitim tartışmalarının derinleşmesine ve Türkiye’de – Kürtçenin eğitimde kullanılmasını da kapsayan- çok dilli bir eğitim anlayışının geliştirilmesine katkı sunabilmeyi ümit etmektedir.” ifadesine yer veriliyor.ELV/EKN)


Comments are closed.